Bilişim Şurası
Çalışma Grupları
İletişim Altyapısı İletişim Alt Yapısı Eğitim Eğitim
Ar-Ge Ar-GE Hukuk Hukuk
e-Türkiye e-Türkiye Bilişim Sektörünün Gelişimi Sektörün Gelişimi


 Ortak Bilgi Alanı (Ana Sayfa)



Destekleyen Kuruluşlar
 
Alfabetik Sıralanmıştır
Bilişim Şurası Programı öğrenmek için tıklayınız.

Sonuç Raporu Sonuç Raporu

"Başbakanlık Bilişim Reformu Taslağı 2004 Mayıs ayında yapacağımız Bilişim Şurası'nda tartışmaya açılacak. "

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bilişim Şurası ile ilgili mesajlarını Bilişim Zirvesi'03'ün açılış töreninde kamuoyuyla paylaştı. Başbakan Erdoğan'ın konuşması aşağıdadır:

Değerli bilişimci dostlar,
Bu hafta İstanbul, yoğun bir Türkiye gündemine ev sahipliği yapacak. Ana Konusu: 2003’te BİLİŞİM. Yani bilgi ve iletişimde gelinen yer. Endüstriyel, Ticari ve Akademik açılardan, sorunlar, seçimler ve seçenekler tartışılacak. Türkiye ve Dünyanın geldiği yer irdelenecek, firmalar ürün ve yeteneklerini sergileyecek.
Bu hummalı faaliyetin bilgi üreten, saklayan, işleyip değenlendiren ve kullanan insanlarımıza hayırlı olmasını diliyor, bize bu zemini sağlayan organizatör ve katılımcı kurumlara teşekkür ediyorum.
Şu güzel İstanbul’a bir bakın. İmparatorluklar Başkenti… Bilim, kültür sanat ve uygarlıklar abidesi. Her köşesinde insanlık tarihine yön vermiş, geçmişten bize miras, emanet eserler. Bu topraklar bilinen tarihin başından beri, bilgiye, bilime, bilim adamına hep saygılı, yeniliklere hep öncü! Kucak açmış geliyor!
Geçen Milenyumunu bu topraklarda geçiren Milletimiz, o parlak tarihsel mirasa sahip çıkmak bir yana, haketmek için, şimdi her zamankinden daha fazla çalışmak zorundadır.
Bilgi teknolojilerinin etkisinde giderek hızlanarak değişen dünya düzeninde hakim ekonomiler, bilişimden kuvvet almakta, güçlenen uluslar da kendi kültürlerini sanki evrensel bir uygarlığınkiymiş gibi tüm milletlere empoze etmektedir.
Dostlar,
Aman dikkat! “Bilgi çağını yakalayamayan milletler kimlik ve istikbalini kaybediyor”. Bilgi teknolojileri, tüm sektörleri güdümüne alıp değiştirdiği gibi, hızlanan küreselleşmeyle insanları ulus, ırk, din, dil demeden evde, okulda, iş yerinde yakalayıp hayatın ayrılmaz bir bütünü haline geliyor. Televizyonlardan naklen savaş, cep telefonlarından elektronik posta ile herşey parmaklarımızın ucunda. İletişim ile artan katılımcılık, küreselleşmenin rüzgarına kapılıyor. Devlet, toplum, birey aynı potada eriyor.
Düne kadar Türkiye’de internet kullanım oranı nüfusun sadece % 6’sı… E-devlet (elektronik devlet)’e erişen yurttaş oranı ise sadece %3. Ne yazık, bu zayıf ulusal resime yetersiz bilişim işgücü de eklenince, global tabloda yerimiz en alt sıralara işaret ediyor.
“Türkiye çoktan bir yol ayrımında”: Ya Dünyada “Bilgi Toplumu Endeksi” sınıflamasında son sıralardan liglerin dışına düşecek, ve bilişimsizliğin bedeline katlanacak, ya da e-Dönüşüm biletini alıp bilgi çağı trenine atlayacak… Türkiye, tarihte her zaman olduğu gibi, sonunda Dünyaya önderlik eden ülkelerin standartlarını yakalayıp bir bilgi ve refah toplumu olacaktır.
Bazı e-Devlet projeleriyle Türkiye “Bilgi Toplumuna” dönüşüm yolunda ilk adımları atarak, hiç değilse seçilmiş alanlarda ciddi kaynak tasarrufu sağlamıştır. Maliye, Adalet, Tapu Kadastro başarılı örneklerdir. Bu münferit başarı örneklerine rağmen, her geçen an olumsuz etkilenmekte, onlarca milyar dolar kaybın önüne her nedense geçememektedir. Hesabımız gösteriyor ki, aslında bir kaç büyük proje ile, yılda birkaç 100 milyon dolar harcasak, 20 milyar dolardan fazla tasarruf imkanı doğuyor.
Bilgi Toplumuna Dönüşümde, daha fazla beklemeye ülkenin tahammülü yoktur. Sıkıştığımız köşeden çıkışın tek yolu, devletimizi, milletimizi ve tüm ekonomiyi sarmalayacak radikal bir “Bilişim Reformu”nda dile gelecek kararlı devlet politikalarıdır.
Pek çok gelişmekte olan ülkenin kişi başına milli gelirlerini, 5-10 ile çarptığı son yirmi senede, bizler gibi değişime yatkın insanların yaşadığı bir ülkede, bu reformun bugünlere bırakılmış olması anlaşılır gibi değil. Halkımız Bilgi Toplumu olma yönünde şaşırtıcı bir azim sahibi. Nitekim son bir örnek olan cep telefonları kullanıcı oranında, Türkiye baş döndürücü bir hızla ABD ve Kanada ile aynı düzeylere gelivermiş!
Evet. Dünya Bilişim Liglerindeki kötü performansımız, asla insanımızın ilgisizliğinden değildir. Vatandaşımızın yoğun desteğiyle iktidara gelen hükümetimizin, değiştirmeye çalıştığı eski devlet anlayışından kaynaklanan ihmalkarlıktır… Bir de geçmiş iktidarların farklı öncelik tercihleridir.
Türkiye yeni teknolojilere duyarlı, istekli ve hızlı adapte olan bir ülkedir. Halkımız, kaybettirilmezse, kendi öz-değerlerini teknolojinin oluşturduğu sahnelere çok kolay monte eder. Bakın dedelerimizin zamanında altın el-yazmalı kitaplarla doldurduğu o muhteşem kütüphaneler, hat sanatıyla bezenmiş zamanın en modern bilgi bankaları değil miydi? Ya babalarımızın delikanlılıkta “ajansı” dinlemek için radyo başında toplanıp akşam çayını içtiği o yıllar?.. Hele bizim gençliğimizde çıkan siyah-beyaz televizyon gecelerinin mahallede yarattığı “tele-misafir” kültürü… Hatırlayın, çok değil, daha kırk yıl önce, İstanbul’dan – Ankara’yı arayan iş adamlarının saatler önce santrale yazdırdığı “yıldırım aramaları”!.. Bugün 25 milyon vatandaşım, ceplerindeki telefonla, Türkiye’nin her yerinden, Berlin’de beni arayabiliyor.
Ama maalesef henüz bilgisayar ve internette adayı olduğumuz AB standartlarında klasmanın en altında yer alıyoruz!
Geçenlerde bir gazete haberiyle çok mahcup oldum: “Bilgi Toplumu Endeksi” dünya klasmanına alınan 150 ülkenin liglerde yer alan % 30’u içindeyiz. Ama, 4. ligin en sonunda. Ve bir yılda 41.’likten sonunculuğa düşmüşüz. Zaten gerisine galiba pek de hayat hakkı yok!
Dünya dönüyor Dostlar: Tarih yazan bir milletin evladına bu ayıp yeter. Değişeceğiz! Değiştireceğiz…
Acil Eylem Planında biz şunu yazdık: “Vatandaşın iş ve işlemlerini hızlandırmak ve çağdaş devlet anlayışına geçmek üzere e-Dönüşüm Türkiye Projesi hayata geçirilecektir.
Bir Türkiye tasavvurum var. Gençler üniversite kapılarından yüz geri işşizlik batağına saplanmasın. Hiç değilse liseyi bitirirken bilişim alanında üretim yapabilecek asgari eğitimi almış olsun. Evde, internet kafelerde, işyerlerinde böyle bir 500.000 kişilik bilişim üreticisi ordusu, yazılım ihraç eden bir ülkeyi destekler. Bu hayal değil, dünyada örnekler var. Vatandaş Devletin “kulu” değil, bürokrat milletin hizmetkarı olsun… E-Devlet takviyeli bilgi toplumu böyle olur.
Böyle bir Türkiye düşlerdim hep… Ama şimdi hayal kurma zamanı değil. Genç, yaşlı sade vatandaş, bürokrat, sanayici, ticaret erbabı, girişimci… Buradan sizlere sesleniyorum. Sesimizi tüm dünya duysun. Güzel ülkemizi bilgi çağına taşımak üzere, tarihimizin en önemli reformlarından birini yapacağız. “Başbakanlık Bilişim Reformu” Taslağı 2004 Mayıs ayında yapacağımız Bilişim Şurasında kamuda tartışmaya açılacak… Onu hep birlikte olgunlaştırıp uygulamaya koyacağız. Reformun özü Devletin Yasama, Yürütme ve Yargı fonksiyonlarında e-Devlete Dönüşüm Sürecinde kullanılan kaynaklarda ölçekler ekonomisinden istifade ettirmek… Yatırımları da daha büyük, hızlı ve çok daha verimli yapmaktır. Stratejimiz e-Devlet Projeleri patlamasıyla, Türk Milletini Bilgi Toplumuna dönüştürerek, Bilgi Çağını yakalamaktır.
İlk hedef kitlemiz ilk öğretim sıralarından, üniversite çıkışına kadar sınıfları dolduran 18 milyon gencin beş sene içinde müfredat içinde eğitilmeleridir. Beş yıl içinde ilk öğretimini tamamlayan herkes bilgisayar okur-yazarı, liseyi bitiren herkes bilişim işçisi veya teknisyeni olabilecek düzeyde, üniversiteyi bitiren her genç ise mesleğinde bilgisayar kullanıcısı olacak seviyede eğitilecektir.
Kamu Personeli olan çalışan nüfusa iş yerinde erişeceğiz. Başarıyla uygulanagelen Kamu Personeli Yabancı Dil Sınavı gibi, Kamu Personeli Bilgisayar Yeterlilik sınavları uygulanacak, bunlar için de kursları tertip edilecektir, başaranlar kıdem alacaktır.
Görüyoruz ki Teknoloji Geliştirme bölgeleri, yani Teknoparklar da Türkiye’nin Silikon Vadileri olma yolunda ve bilişimin kalbi buralarda atıyor. Buralarda, en parlak gençlerimiz çoğu kez bilişim KOBİ’leri olarak yazılım geliştiriyor, bilişimde istihdam imkanları doğuruyor.
Bu nedenle bilişimi sadece kullanan değil aynı zamanda üreten bir ulus olma ihtirasıyla Teknoparklarda
1-Teşvikli dönemi 5 seneden 10 seneye çıkarmak, ve
2-Buralardaki yazılım geliştiren mühendislik şirketlerine KDV’den muafiyet getirmek kararındayız.
Milletimiz yıllardır değişim istiyor… Dar kalıplardan sıyrılıp, sığ kavgaları unutup, geleneksel değerleriyle çağdaşlığı harmanlamak istiyor… İşte bu şuurla bakınca, akıl ve gönül çizgisinin kesiştiği nokta, Türkiye için Bilgi Devrimidir. Sanayi Devriminde asırlar kaçırdık. Bilgi Devriminde bu hataya düşülmesine izin vermeyeceğiz.
Kamu hizmetleri evinde, işinde, sokakta bilgisayar başındaki en uç noktadaki vatandaşa elektronik olarak götürülebilsin. Bir sicil kaydı için genç babalar nüfus dairelerinde saatlerce kuyruk beklemesin. Köyde muhtara, adliyede hakime, savcıya, yazıhanesinde avukata işini daha etkin ve daha hızlı yapmasını sağlayacak Bilgi Sistemleri kurulmuş olsun. Bilgi Toplumu olmuş bu millet, gizli kapılar ardında karanlıkta değil, şeffaf, katılımcı ve demokratik ve daha aydın, üretken, verimli ve zengin bir Türkiye’de yaşasın.
Bilgi toplumuna dönüşüm yolunda, ulusal koordinasyon ve eşgüdüm ile maliyet etkin bilişim çözümleri geliştirecek, ilgili kanun ve mevzuat değişikliklerini yapacak bir Başbakanlık Bilişim Reformu ortaya konacaktır.
Girişimci arkadaşlarım, uluslararası bilişim devleri; hazırlıklı olun: Türkiye geliyor!

Bilisim Şurası Bannerları
Türkiye 1. Bilisim Surasi
1. Bilişim Şurası Sonuç Bildirgesi
1. Bilişim Şurası Raporları
Sekreterya

Türkiye Zeka Vakfı
bilgi@BilisimSurasi.org.tr

Video Albüm