TÜRKİYE 2. BİLİŞİM ŞURASI, 10-11 MAYIS 2004, ODTÜMİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI BİLİŞİM POLİTİKALARISayın Başbakanım; Değerli katılımcılar ve konuklar, Bilişim Şurası'na hepiniz hoş geldiniz. Bilişim alanındaki ulusal politikaların ve bilişim altyapısının oluşturulması amacıyla 2. Bilişim Şurası dolayısıyla toplanmış bulunuyoruz. Sayı Bşbakanım; bu bilişimşurasının toplanması için bizzat şahsıma verdiğiniz talimattan ve başından beri verdiğiniz destekten dolayı zat_ı alinize şükranlarımı arz ediyorum. Bilişim şurasının gerçekleşmesinde büyük payı olan ikincisinin gerçekleşmesinde büyük emekleri olan sayın Emrehan Halıcı'ya sponsor olarak destekte bulunan bütün kurum ve kuruluşlara huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Sayın Başbakanım tarım toplumlarında insanlar fizik güçlerini,bedenlerini kullanarak geçimlerini sağlıyorlardı ve yaptıklarını yapacaklarını bu güç fiziki güç ve bedensel güç sayesinde yapıyorlardı. Sanayii toplumuna geçişte insan beyni insanın zekası devreye girdi. Mekanik olanla insanın bedensel gücü bir araya geldi. Daha büyük gelişme ve ilerlemeler oldu. Ancak bilgi toplumuna geçtikten sonra sayın Halıcı'nın da ifade ettiği gibi akıl ve zeka ön plana çıkmaya başladı. Medeniyet yükseldi fiziki güç ikinci plana geçti. Hatta üçüncü plana düştü. İnsanın aklı, zekası ön plana çıktı. İnsan aklını insan beyninin çalışma şeklini, takliden oluşturulmuş ortaya konmuş olan micro chip teknolojisi sayesinde dünyada büyük bir devrim gerçekleşti. Ben ‘Bilişim' kelimesini Türkçe'de çok iyi bulunmuş, çok iyi kapsayıcı olan bir kelime olarak değerlendiriyorum. Bilişim işteş bir ifadedir. Karşılıklı olarak ve birlikte yapmak bir kişinin tek başına bilmesi veya bazı insanların bilmesi büyük kitlelerin bilmemesiyle bu gerçekleşmez. Ortak bir dilin gerçekleşmesi gerekiyor. Bilgisayar teknolojisinde de esas olan şey budur. Mutlaka karşılığının olması gerekiyor. Anadan doğma ama olan bir insan bir arkadaşıyla birlikte havuzun kenarında oturuyorlar ve havuzda bembeyaz kuğular süzülüyor gören arkadaşı görmeyen arkadaşına diyor ki şu kuğuları görseniz ne adar güzeldirler Anadan doğma ama olan diyor ki kuğular nasıldır. Diyor ki süt gibi. Peki süt nasıldır, kar gibidir, peki kar nasıldır, pamuk gibidir. Peki pamuk nasıldır. Yaz bulutları gibidir. Peki o nasıldır. Uzun boylu uğraştıktan sonra söyleyecek kelime bulamayınca kum gibidir diyor. Buna biliyorsunuz kısır döngü denir. Döner döner aynı yere gelirsiniz çünkü ortak dili oluşturma ve konuşma diye önemli bir şey var Milli Eğitim Bakanlığı liseyi bitiren bütün gençlere asgari şöyle doğudan batıdan kendi klasiklerimizden yüz kitap okutalım derken de o ortak kültürel dili bulmaya yönelik bir gayrettir. Bu devam ediyor. Sayın Başbakanım bilgi iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte dünyada gündemine globalleşme diye bir şey girmiştir. Globalleşme bilgi ve iletişim teknolojilerinin sonucudur. Biz ülke olarak bu sürecin dışında kalamayız bugün ülkemizde çeşitli kaygılarla globalleşmenin getireceği zararları bertaraf ederek getireceği avantajlardan yararlanmayı tercih etme, globalleşmeye körü körüne düşman olan bir kesim var ulusalcılık adına globalleşmeye karşı çıkanlar var ben globalleşmeyi akan bir nehre bir suya benzetiyorum. Ben suyun akışını durdururum diyen insan kendi kendine fenalık yapar akıllı insanlar suyu durdurma iddiasında bulunmazlar önüne set çekersin o set dolar alttan üstten yandan kenardan bir şekilde mutlaka taşar ve su yoluna devam eder. Akılı insanlar suyu re-güle ederler. Yani suyu belli bir düzene sokarlar suyun önüne baraj yaparlar kanalları kanalize edersiniz sulamada kullanırsınız tribünlere gönderir elektrik elde edersiniz. Ulaşımda kullanırsınız, balıkçılıkta kullanırsınız su sporlarında kullanırsınız.ve güzellik unsuru olarak kullanırsınız. Ama suyun akışını durduramazsınız globalleşmede böyle bir şeydir. Biz global eşmenin dışında kalamayız. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin bu kadar geliştiği bir zamanda, dünyanın adeta bir köy haline geldiği bir zamanda biz bunun dışında kalamayız atalarımız çok güzel söylemiş ağaçtan kopan yaprağın akıbetini rüzgar tayin eder. İnsanlığı bir ağaç gibi kabul etmemiz lazım ve bu globalleşme denilen kavramı bir ağaç gibi kabul etmemiz lazım ve ona göre adımlarımızı atmamız lazım bugün uluslar arası rekabet bilişim teknolojisi üzerinden yapılmaktadır. Bugün dünya ticareti bu teknoloji kullanılarak yapılmaktadır. Ve insanın bireysel hayatına baktığımız zamanda adeta doğmadan önce bu teknolojiyle tanışıyoruz daha anne karnındaki cenin ültrasonla teşhis ediliyor ve ilk serüven orada başlıyor, ölünceye kadar sağlıkta, eğitimde hayatımızın her alanında mutlaka bu büyük olgu ile karşı karşıyayız. Ülkemizin çok güzel bir potansiyeli var, çok büyük bir potansiyeli var. Ama bu gün dünyadaki en büyük zenginlik kaynağı, sayılırken yer altı, yerüstü kaynakları enerji potansiyeli madenler vs.den önce yetişmiş insan kaynağı en büyük potansiyeldir. 70 milyonluk nüfusumuzun %30'u on beş yaşın altındadır. Bu Türkiye için büyük bir nimettir ama bu büyük genç ve dinamik nüfus şüphesiz ki ancak eğitimli olursa karnı tok sırtı pek sağlıklı olursa ve birde idealizm ile beslenirse Türkiye o zaman büyükler arasında bir büyük ülke olur ve Atatürk'ün gösterdiği medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmış olan bir toplum ve bir ülke olur. Sayın Başbakanım zat-ı alinizin 1 Eylül 2003'te İstanbul'da düzenlen Bilişim cebit Euro-Asia fuarına Berlin'den tele-konferansla katıldığınızı herkes biliyor ve bu toplantı esnasında hükümetimizin bilişim teknolojisiyle ilgi vizyonunu belirlediniz. Ben bunun tekrarına tabi ki girmeyeceğim işte bakanlığımız sizin gösterdiğiniz o hedef ve vizyonu esas kabul ederek çalışmalarını ona göre yaptı ve Milli Eğitim Bakanlığı ona göre kendisini yapılandırdı. Ben müsaadelerinizle bu kapsamda yapılan bazı faaliyetlerden söz edeceğim. Eminim ki bu günün anlamına da bu çok uygun olacaktır, neler yapıldı; 2802 okulda toplam 3188 Bilgi Teknolojisi Sınıfı kurulmuş ve bu sınıflara 56.605 adet bilgisayar alımı yapılmıştır. 22.854 köy okuluna bilgisayar alınarak bilişim teknolojisinin köylere kadar taşınması gerçekleştirilmiştir. 3000 okula 4010 okula Bilgi Teknolojisi sınıfı kurulması hazırlıklarında son aşamaya gelinmiştir. Bu okullarımızda eğitimi, eğitim yazılımları ile desteklemek amacıyla yazılım ihalesine çıkılmış bulunulmaktadır. Ayrıca gelişmenin öncüsü olan öğretmenlerin bilgisayar okur-yazarı olmasını sağlamak amacıyla öğretmenlerimizin önemli bir kısmı kurslara alınarak bilgisayar kullanır duruma getirilmişlerdir. Üniversitelere gönderdiğimiz bir genelge ile bundan sonra öğretmen olacak insanların mutlaka belli bir düzeyde bilgisayar kullanma bilgisayar okur-yazarı olma şartını getiriyoruz. Aksi takdirde müracaatlarını kabul etmeyeceğiz. Üniversitelere yapılan işbirliği sonucunda uzaktan öğrenme yöntemlerini kullanarak bireylere meslek edinme ve yabancı dil öğrenmeleri sağlanmış, aynı zamanda mesleki yeterliliklerini belgelendirme imkanları da sunulmuştur. 81 İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve 24 ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında bilgisayar ağı kurulmuş ve uygulama yazılımlarının bu ağ üzerinden işletime alınması çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Türk Telekom ile yapılan protokol doğrultusunda ki; Sayın Başbakanımız bu toplantıda Milli Eğitim Bakanlığı,Ulaştırma Bakanlığı arasındaki protokol toplantısında onur konuğu idi. Bu protokol doğrultusunda okullarımıza ADSL olarak bilinen ve mevcudun 40 katı hızlı ve geniş band internet bağlantısına başlanmış olup, bu yılın sonuna kadar okullarımızın büyük bir kısmına, 31 Ekim 2005 tarihine kadar da tamamına bu imkan sağlanmış olacaktır. Sonuçları etkisini göstermeye başlayan bu çalışmaların yanında Bakanlığımız; Tüm ilköğretim okulları da başta olmak üzere okullara bilgi ve iletişim teknolojileri donanımı ve yazılımı sağlayacaktır. Her öğrenci, öğretmen, yönetici, öğrenci velisi, okul personeli okullarında bilgi ve iletişim teknolojisi araçlarına ulaşabilecektir. Her 500 öğrenci için 20+1 bilgisayarlı 1 bilgi ve iletişim teknolojisi sınıfı; her öğretmen odası için en az 2 adet; rehberlik servisi, kütüphane, idare odası için ise en az 1'er adet internet ve yerel ağ bağlantılı bilgisayar sağlanacaktır. Köy okullarının her birinde de internet bağlantılı en az 1 bilgisayar bulunacaktır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin okullarda etkin biçimde kullanımını sağlamak amacıyla öğretmenlerin, öğrencilerin, idarecilerin ve okul personelinin bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımının öğrenmesi ve bu araçları eğitim süreçlerine başarılı biçimde entegre etmesi için gerekli olan hizmetiçi eğitimi de sağlayacaktır. Bu kapsamda; Türkiye'de 2003 yılında uygulanmaya başlayan MEB-Intel Gelecek İçin Eğitim Programı, öğretmenlerin öğrenim hedeflerini ve müfredatın gereklerini sunmak amacıyla bilgi teknolojilerini kullanma konusunda yeterlik ve güven kazanmalarında yardımcı olmayı içermektedir. Önümüzdeki üç sene boyunca Türkiye çapında 50.000'den fazla öğretmen bu programa katılmış olacaktır. Dünyanın dört bir yanındaki 30 ülkede uygulanan bu programla, şu ana kadar bir milyondan fazla öğretmen eğitilmiş bulunmaktadır. Ayrıca benzer ve çok daha kapsamlı bir çalışma Microsoft firması ile de başlatılacak olup bu amaçla işbirliği protokolu imzalanmıştır. İzmir İktisat Kongresi sırasında sayın Başbakanımızın ve Microsoft'un dünyadaki ikinci adamı sayın Balluber'in huzurunda Microsoft'un Türkiye'deki değerli yetkilileri ile bu protokol imzalanmıştır, çok daha kapsamlı bir işbirliği içermektedir. Önümüzdeki günlerde bunun detaylarını da basınımızla ve kamuoyuyla da paylaşacağız. Bunların sonucunda; öğrencilerin, öğretmenlerin, idarecilerin ve okul personelinin de bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanmaları için kaliteli ve yeterli eğitimden geçirilmesi planlanmaktadır. Eğitim programları da öğrenci merkezli programa dönüştürülmekte ve öğrencilerin öğrenme süreçlerinde kendi başlarına bilişim araçlarını kullanarak bilgiye ulaşmaları sağlanmaktadır. Okul yönetim süreçleri de bilişim araçları kullanılarak geliştirilmektedir. MEB aynı zamanda, kaliteli sayısal ders içeriğinin oluşturulması ve eğitimin kullanımına sunulması için ortamlar oluşturacaktır. Oluşturulacak sayısal içeriğin öğrencilerin kendi kendilerine öğrenme ortamı sağlayacak bir şekilde düzenlenmesi için çalışmalar yapılacaktır. Her zaman ve her yerde eğitim imkanının oluşturulması, daha hızlı ve daha etkin öğrenmenin gerçekleştirilmesi, daha az yönetsel iş yükü ile daha fazla kişiye ulaşma olanağının sağlanması ve bireylerin kendi öğrenme süreçlerini yönetmeleri amacıyla eğitim portalı oluşturma çalışmalarına başlanmıştır. Eğitim portalı ile; eğitim programlarına uygun ve programları destekleyici yazılımlar oluşturulması, öğrenci, öğretmen, yönetici ve ailelerin ihtiyaçlarına yanıt veren, Türkçe, zengin içerikli, güncel ve güvenilir eğitsel içeriğin sağlanması, uzaktan eğitim yolu ile uluslar arası standartlarda yabancı dil öğretimi ve mesleki eğitimin sağlanması, öğrenci, öğretmen, yönetici ve ailelerin karşılıklı iletişiminin sağlanması, örgün eğitim dışındaki hedef kitleye ihtiyaç duyacakları bütün eğitimsel içeriğin sunulması hizmetlerini yerine getirmek amaçlanmaktadır. Bu alanda araştırma, planlama ve strateji oluşturma çalışmaları devam etmektedir. Bilgi çağı insanı kendini sürekli yenileme ve geliştirme ihtiyacını fazlasıyla hisseden insandır. Sadece mesleki kazanımlar için değil, kişisel gelişim için “Yaşam boyu öğrenme” kavramı giderek yaygınlaşmakta ve dolayısıyla “sürekli eğitim” talebini arttırmaktadır. Eğitim almak isteyen öğrenci sayısının artması, mesleki gelişim ihtiyacı doğrultusunda organizasyonel gelişim gerçeği eğitim alanının daha çok genişlemesi sonucunu doğurmakta ve uzaktan eğitim yaygınlaşmaktadır. Geleneksel eğitim ortamlarında eğitim imkanlarına ulaşmada zorluk çeken bireyler özellikle de engelliler için uzaktan eğitim öncelikli bir fırsat niteliğindedir. Artık bu gün dünyada ev okulları home scholl dediğimiz ortam sadece tartışılmakta değil hayata geçirilmiş ve uygulanmış durumdadır. Uzaktan Eğitim dünyada yaygınlık kazanmıştır. Biz de bunun başlangıcını yapmış bulunuyoruz. Yaptığımız ve yapmayı planladığımız çalışmalardan da anlaşıldığı üzere bilişim araçları kullanmanın ülkemiz için öneminin farkındayız. Gelişmiş ülkelerle işbirliği yapabilecek, rekabetçi, kalkınmış bir Türkiye'nin bunu ancak bilişim teknolojisi araçları ile yapabileceğine inanıyoruz. Şura hazırlığında emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyorum burada bildiri sunacak katılımda bulunacak bilim adamlarına bilişim teknolojisinin değerli mensuplarına ve destekte bulunan herkese bakanlığım adına teşekkür eder hepinizi en derin saygılarımla tekar selamlarım.
|